
Belirsizlikle karşılaştığımızda çoğumuz olup biteni anlamlandırmaya çalışırız. Açıklamalar ararız, hangisinin doğru “hissettirdiğini” tartarız ve sonunda bir cevapta karar kılarız. Psikologlar bu gündelik sürece gündelik epistemoloji (lay epistemology) adını veriyor. Arie Kruglanski’nin geliştirdiği bu kuram, insanların inançlarını nasıl oluşturduğunu ve onları nasıl sürdürdüğünü inceler.
Ne anlama geliyor?
Buradaki gündelik (lay) sözcüğü “sıradan”, “uzman olmayan” anlamına gelir. Kurama göre her birimiz, farkında olmadan, neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verirken kendi hayatımızın bilim insanı gibi davranırız. Açıklamalar üretir, bunları bildiklerimizle karşılaştırır ve sonunda bize ikna edici gelen birinde “donup kalırız”.
Bunu neden yaparız?
Bir sonuca varma biçimimizi iki temel ihtiyaç belirler:
- Kapanma ihtiyacı: Özellikle belirsizlik rahatsız edici olduğunda, hızlıca bir cevaba ulaşma isteği.
- Doğruluk ihtiyacı: Karar vermek daha uzun sürse bile, doğruyu bulma isteği.
Duruma göre bu ihtiyaçlardan biri ağır basabilir. Örneğin stresliyseniz ve bir an önce netlik istiyorsanız, akla yatan ilk açıklamayı kabul edebilirsiniz. Zamanınız ve alanınız varsa, karar vermeden önce biraz daha araştırırsınız.
Gündelik hayattan örnekler
- Bir arkadaşınız telefonunuza geri dönmedi. Size kızgın olduğu sonucuna hemen varabilirsiniz (kapanma) ya da işlerinin yoğun olması, telefonunu kaybetmiş olması gibi başka olasılıkları da düşünebilirsiniz (doğruluk).
- Kriz dönemlerinde insanlar, belirsizlikle baş başa kalmaktan daha güvenli hissettirdiği için güçlü ama aşırı basitleştirilmiş inançlara sıkı sıkıya tutunabilir.
Terapide neden işe yarar?
Terapide danışanların inançlarını nasıl oluşturduğunu ve onlara nasıl tutunduğunu incelemek çok güçlü bir araç olabilir. Bazen sıkıntının kaynağı erken kapanmadır: Kişi, başka olasılıkları kontrol etmeden olumsuz bir açıklamada karar kılar. Bazen de doğru olanı bulma baskısı bunaltıcı bir hal alır ve kararsızlığa, kaygıya yol açar.
Gündelik epistemolojiyi anlamak danışanlara şu konularda yardımcı olur:
- Zihinlerinin nasıl kesinlik aradığını fark etmek,
- Aceleyle sonuca vardıkları anları yakalamak,
- Yavaşlamayı ve farklı bakış açılarını değerlendirmeyi pratik etmek.
Akılda kalması gereken
Gündelik epistemoloji bize, inanç oluşturmanın yalnızca gerçeklerle ilgili olmadığını hatırlatır: İhtiyaçlarımız, belirsizliğe ne kadar dayanabildiğimiz ve kendimizi güvende hissetmek için kullandığımız kestirmeler de bu sürecin parçasıdır. Terapi, bu süreçleri keşfetmek ve daha dengeli, daha esnek düşünme biçimleri geliştirmek için bir alan sunar.