
Kişilik bozuklukları, kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin şekilde sapan kalıcı davranış, düşünce ve iç yaşantı örüntüleriyle kendini gösteren ruh sağlığı durumlarıdır. Kişisel ve sosyal durumların geniş bir yelpazesinde katı ve yaygın olan bu örüntüler sosyal, mesleki ya da diğer önemli işlevsellik alanlarında belirgin sıkıntıya ya da bozulmaya yol açar.
Kişilik bozuklukları genellikle ergenlik ya da erken yetişkinlik döneminde ortaya çıkar ve zaman içinde devam eder. Kişinin kendini algılama, başkalarıyla ilişki kurma ve olayları yorumlama biçimini etkiler. Bu bozukluklar onları yaşayan kişilere ciddi sıkıntı verebilir ve çoğu zaman ilişki kurmayı ve sürdürmeyi zorlaştırır.
Kişilik bozukluklarının ortak özellikleri
Kişilik bozuklukları kişinin dünyayla düşünme ve etkileşim kurma biçiminin temeline kök salmıştır. Yaygın ve kalıcı doğaları nedeniyle tedavi edilmeleri zor olabilir. Kişilik bozukluklarının tedavisini karmaşık hale getiren birkaç etken vardır:
- Kökleşmiş örüntüler: Kişilik bozuklukları kişinin kimliğinin temel bir parçası haline gelmiş, derinlere işlemiş davranış örüntülerini içerir. Bu örüntüleri değiştirmek çoğu zaman önemli bir emek, zaman ve öz farkındalık gerektirir.
- Sınırlı içgörü: Kişilik bozukluğu olan kişilerin durumlarına dair içgörüsü sınırlı olabilir. Davranışlarının kendileri ve başkaları üzerindeki etkisini fark etmeyebilirler; bu da onları terapiye ya da diğer tedavi biçimlerine dahil etmeyi zorlaştırır.
- Değişime direnç: Kişilik bozukluklarını tanımlayan özelliklerin kendisi, örneğin başkalarına güvensizlik (paranoid kişilik bozukluğunda) ya da terk edilme korkusu (sınırda kişilik bozukluğunda), değişime karşı direnç yaratabilir. Kişi terapiye direnç gösterebilir ya da terapötik ittifak kurmakta zorlanabilir.
- Eşlik eden durumlar: Kişilik bozukluklarına sıklıkla depresyon, kaygı ya da madde kullanımı gibi diğer ruhsal bozukluklar eşlik eder; bu da tedavi sürecini karmaşık hale getirebilir.
- Kişilerarası zorluklar: Pek çok kişilik bozukluğunda sık görülen ilişki kurma ve sürdürme güçlükleri terapötik ilişkiyi de zorlaştırabilir; kişinin ruh sağlığı profesyonellerine güvenmesini ve onlarla iş birliği yapmasını güçleştirebilir.
- Sınırlı tedavi seçenekleri: Terapi, özellikle diyalektik davranış terapisi (DBT) ve bilişsel davranışçı terapi (BDT), bazı durumlarda etkili olduğunu göstermiş olsa da kişilik bozuklukları için herkese uyan tek bir yaklaşım yoktur. Tedavi çoğu zaman kişiye özel ve uzun soluklu bir yaklaşım gerektirir.
- Damgalanma ve farkındalık eksikliği: Kişilik bozuklukları dahil ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili damgalanma insanların yardım aramasını engelleyebilir. Ayrıca toplumda kişilik bozuklukları hakkında farkındalık ve anlayış eksikliği tedavinin gecikmesine ya da yetersiz kalmasına yol açabilir.

Kişilik bozukluklarının türleri
Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’na (DSM-5) göre her biri kendine özgü özelliklere sahip birkaç kişilik bozukluğu türü vardır. Bu bozukluklar benzer özelliklerine göre üç kümede gruplandırılır:
Tuhaf, eksantrik bozukluklar – A kümesi
- Paranoid kişilik bozukluğu: - Başkalarının niyetlerinden haklı bir neden olmadan aşırı şüphelenme. - Başkalarının kendisini kullandığına, zarar verdiğine ya da kandırdığına dair yersiz inanç. - Bilgilerin kendisine karşı kullanılacağı korkusuyla başkalarına sırlarını açmaktan kaçınma. - Zararsız sözlere ya da olaylara gizli anlamlar yükleme.
- Şizoid kişilik bozukluğu: - Aile dahil sosyal ya da yakın ilişkilere ilgisizlik. - Tek başına yapılan etkinlikleri tercih etme ve yakın ilişkilere pek istek duymama. - Duygusal soğukluk, mesafe ya da duygulanımda küntleşme. - Birinci derece aile üyeleri dışında yakın arkadaş ya da sırdaş eksikliği.
- Şizotipal kişilik bozukluğu: - Tuhaf giyim, konuşma ya da davranış. - Telepati gibi özel güçlere ya da batıl inançlara inanma. - Sosyal kaygı ve yakın ilişkilerde rahatsızlık. - Alışılmadık düşünme ve konuşma biçimleri.
Dramatik, duygusal ya da değişken bozukluklar – B kümesi
- Antisosyal kişilik bozukluğu: - Başkalarının haklarını süreğen biçimde hiçe sayma. - Aldatıcılık, dürtüsellik, sinirlilik, saldırganlık ve pişmanlık duymama. - Tekrar tekrar yasaları çiğneme ve dürtüsel davranışlarda bulunma. - Kendisinin ve başkalarının güvenliğini önemsememe.
- Sınırda kişilik bozukluğu: - Dengesiz ilişkilere yol açan yoğun terk edilme korkusu. - Çoğu zaman değişen hedefler ve değerlerle belirgin, dengesiz bir benlik imajı. - Madde kullanımı, güvensiz cinsel davranış ve tıkınırcasına yeme gibi dürtüsel ve riskli davranışlar. - Süreğen boşluk duyguları ve yoğun, uygunsuz öfke.
- Histriyonik kişilik bozukluğu: - Sürekli güvence, onay ya da ilgi arayışı. - Uygunsuz biçimde baştan çıkarıcı ya da kışkırtıcı davranış. - Hızla değişen duygular ve duyguların yüzeysel ifadesi. - İlişkileri gerçekte olduğundan daha yakın sanma.
- Narsisistik kişilik bozukluğu: - Büyüklenmecilik, aşırı hayranlık ihtiyacı ve başkalarına karşı empati eksikliği. - Sınırsız başarı, güç, parlaklık, güzellik ya da ideal aşk fantezileriyle meşguliyet. - Ayrıcalık duygusu ve özel muamele bekleme. - Başkalarını kıskanma ya da başkalarının kendisini kıskandığına inanma.
Kaygılı, korku temelli bozukluklar – C kümesi
- Çekingen kişilik bozukluğu: - Yoğun kişilerarası temas içeren sosyal ya da iş etkinliklerinden kaçınma. - Eleştirilme, onaylanmama ya da reddedilme korkusu; risk almaktan kaçınma. - Sosyal ortamlarda eleştirilme ya da reddedilme düşüncesiyle meşguliyet. - Yetersizlik duyguları nedeniyle yeni kişilerarası durumlarda ketlenme.
- Bağımlı kişilik bozukluğu: - Başkalarından aşırı tavsiye ve güvence almadan gündelik kararları vermekte güçlük. - Hayatın önemli alanlarında sorumluluğu başkalarının üstlenmesine ihtiyaç duyma. - Desteği kaybetme korkusuyla başkalarına karşı görüş ayrılığını ifade etmekte güçlük. - Bir ilişki bittiğinde onur ya da öz saygı pahasına bile hemen yeni bir ilişkiye başlama ihtiyacı.
- Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu: - Ayrıntılarla, kurallarla, listelerle, düzenle, organizasyonla ya da programlarla etkinliğin asıl amacı kaybolacak ölçüde meşgul olma. - İşlerin tamamlanmasını engelleyen mükemmeliyetçilik. - Boş zaman ve arkadaşlıklar pahasına işe ve verimliliğe aşırı bağlılık. - Katılık ve inatçılık.
Lütfen bu belirtilerin genellemeler olduğunu ve herhangi bir ruhsal duruma ancak nitelikli bir ruh sağlığı uzmanının tanı koyabileceğini unutmayın. Ayrıca kişilik bozukluğu olan kişiler bu belirtilerin hepsini göstermeyebilir ve belirtilerin şiddeti büyük farklılıklar gösterebilir.

Tedavi
Terapi ve psikolojik danışmanlık kişilik bozukluğu olan kişiler için son derece faydalı olabilir. Özel yaklaşım bozukluğun türüne ve şiddetine göre değişse de terapi kişinin belirtilerini yönetmesine, ilişkilerini iyileştirmesine ve genel yaşam kalitesini artırmasına yardımcı olabilir. Kişilik bozukluklarında sık kullanılan terapi yaklaşımları ve terapiyle elde edilebilecek olası değişimler şunlardır:
1. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
BDT olumsuz düşünce kalıplarını ve davranışları fark edip değiştirmeye odaklanır. Kişilik bozukluğu olan kişilerin çarpıtılmış düşünceleri fark etmesine, dürtüselliği yönetmesine ve daha sağlıklı baş etme stratejileri geliştirmesine yardımcı olur. Sınırda kişilik bozukluğu gibi durumlarda BDT yoğun duyguları yönetmeye ve kendine zarar veren davranışları azaltmaya yardımcı olabilir.
2. Diyalektik Davranış Terapisi (DBT)
DBT, sınırda kişilik bozukluğu olan kişiler için tasarlanmış özel bir BDT biçimidir. Farkındalığa, duygu düzenlemeye, sıkıntıya dayanmaya ve kişilerarası etkililiğe önem verir. DBT kişinin yoğun duyguları yönetmek, ilişkilerini iyileştirmek ve kendine zarar vermekten kaçınmak için beceriler geliştirmesine yardımcı olur.
3. Şema terapi
Şema terapi kişilik bozukluklarının altında yatan uzun süreli ve derinlere kök salmış örüntüleri ya da şemaları ele alır. Daha sağlıklı baş etme stratejileri geliştirmek ve kişilerarası ilişkileri iyileştirmek için bu şemaları anlamaya ve değiştirmeye odaklanır. Şema terapi çekingen, bağımlı ya da obsesif kompulsif kişilik bozukluğu olan kişiler için çoğu zaman etkilidir.
4. Farkındalık temelli terapiler
Farkındalık meditasyonu gibi uygulamalar kişinin düşüncelerinin, duygularının ve davranışlarının daha fazla farkına varmasına yardımcı olabilir. Farkındalık temelli terapiler kişiye deneyimlerini yargılamadan gözlemlemeyi öğretir; bu da özellikle kaygı, dürtüsellik ve duygusal dengesizlik belirtilerini yönetmede faydalı olabilir.
5. Kişilerarası terapi (IPT)
IPT kişilerarası ilişkileri ve iletişim becerilerini iyileştirmeye odaklanır. Histriyonik ya da narsisistik kişilik bozukluğu gibi ilişkilerde güçlüklerle belirgin kişilik bozukluklarında faydalıdır. IPT kişinin iletişim örüntülerini ele almasına, duygularını etkili bir şekilde ifade etmesine ve daha sağlıklı ilişki dinamikleri geliştirmesine yardımcı olur.
6. Destekleyici terapi ve danışmanlık
Destekleyici terapi kişinin düşüncelerini ve duygularını ifade edebileceği güvenli bir alan sunar. Destekleyici bir terapist onaylama, empati ve cesaretlendirme sunabilir; bu da özellikle erken dönem ilişkilerinde ihmal ya da travma yaşamış kişiler için önemli olabilir.
Terapiyle elde edilebilecek olası değişimler
- Daha iyi ilişkiler: Terapi kişinin daha sağlıklı ilişki becerileri geliştirmesine yardımcı olarak başkalarıyla daha istikrarlı ve doyurucu etkileşimler kurmasını sağlayabilir.
- Duygu düzenleme: Yoğun duyguları yönetmeye yönelik teknikler öğrenmek daha iyi bir duygusal istikrara ve dürtüsel davranışların azalmasına yol açabilir.
- Güçlenen benlik saygısı: Terapi kişinin olumsuz benlik inançlarını sorgulamasına yardımcı olarak özgüvenini ve öz değerini artırabilir.
- Etkili iletişim: Etkili iletişim becerileri geliştirmek kişilerarası ilişkileri iyileştirebilir ve çatışmaları azaltabilir.
- Bağımsızlık ve özerklik: Terapi kişinin daha güçlü bir benlik duygusu geliştirmesini ve onay ve destek için başkalarına bağımlılığını azaltmasını sağlayabilir.
- Kendine zarar veren davranışların azalması: Terapi kişinin duygusal acıyla baş etmenin daha sağlıklı yollarını bulmasına yardımcı olarak kendine zarar verme ya da madde kullanımı gibi davranışları azaltabilir.
- Artan yaşam doyumu: Belirtiler yönetildikçe kişi çoğu zaman genel yaşam doyumunda bir artış ve daha güçlü bir iyi oluş duygusu yaşar.
Kişilik bozukluğu olan kişilerin davranışlarının kendileri ve başkaları üzerindeki etkisinin farkında olmayabileceğini ve çoğu zaman kendiliğinden tedavi aramadığını belirtmek önemlidir. Kişilik bozukluklarının tedavisi genellikle psikoterapiyi içerir; bazı durumlarda belirli belirtileri yönetmek için ilaç tedavisi de faydalı olabilir. Erken müdahale ve uygun tedavi kişilik bozukluğu olan kişilerin ve çevrelerindekilerin yaşam kalitesini iyileştirebilir.